6 ay kadar önce niyet etmiştim 2012 bitmeden New York'a gidebilirim diye. Bugün geldim. Hatta şimdi Boğaziçi bölüm ve yurt arkadaşım Ayşe Dizioğlu Pinceton'dao çocuklara yukarıda kitap okurken uyuyorum.
Herşey IFP yöneticilerinden Amy Dotson ve ailesi ile Torino Film Lab'de tanışmamızla başladı. Oğlu Aden ile harika vakit geçirdik, başbaşa sohbetler ettik. Bugüne kadar tanıştığım en ilginç çocuklardan biri.Ardından Amy Köprüde Buluşmalar Work in Progress jürisi olarak Istanbul'a geldi bu Nisan'da.
Film Geliştirme Atölyesinden projelerle görüştü, 'Aksak Ritm' IFP No Borders'a seçilen Türkiye'den ilk proje oldu. Ben de IFP'ye bu sene Türkiye'den katılan ilk temsilci olacağım. Avrupa'fan birçok market ve dağıtımcı katılıyor IFP'ye. Bu sene seçilen 165 projeden yaklaşık 25 tanesi ile görüşme yapacağım. 16-20 Eylül tarihlerinde birçok ülkeden sinemacılar biraraya gelecekler.
Bugün yolda ve ardından Ayşe ve Uğur'un evlerinde çocuklarla geçti. Kerem ve Defne'yi okuldan almaya gittik. Ayşe ile geldiğimden beri durmadan konuşuyoruz. İnsanın dünyanın bi yerlerinde kendini evindeymiş gibi hissedeceği arkadaşları olması ne güzel bi duygu. Bu evlerineilk defa geliyorum. 2006 geldiğimde Manhattan'da yaşıyorlardı ve çocuklar daha çok küçüktü.
Nedense çocuklar her zaman bana Gulin dediler, bunlar da öyle başladılar öyle devam ediyor.
Kale diye bi sebze yedim ilk defa, etten daha fazla protein içeriyormuş. Ayşe'den her geldiğimde yemek, gılar ve beslenme ilgili yeni bilgiler öğreniyorum.

No comments:
Post a Comment