Tuesday, December 8, 2009

Londra

Londraya Scrip and Story Editing workshop için 4 günlüğüne Genten gittim. Çabucak geldi geçti tadı da damağımda kaldı. Şimdi her gitmemiş olana aman hemen gitmesini uzun süredir gitmeyenlere arayı açmamak gerektiğini öneriyorum ısrarla. Benim için ayrı bir heyecandı çünkü Tunç'la da Londrada buluşacaktık.
30 kasımda havaalanı terminalinde kocaman bi ökseotu / mistletoe altında yaklaşık 45 dak İstanbuldan gelen uçaklarının inmesini bekledim.
Birbirimizi bulmamız zor olsa da en sonunda kucaklaştığımızda ikimiz de yorgun ve mutlu idik.
Oteli Tunç önceden biliyordu yine de bizim için küçük bi şok oldu dolap kadar odalara girmek. Benim odada ısıtıcı da yoktu nerede odada göremiyorum düğmesini diye sorunca bi süre sonra kapı çaldı ve elinde tekerlekli radyatörle içeri girdi otel görevlisi. Yurtta kalmanın faydaları insan her yere kolayca uyum sağlıyor. Adeta tren kompartmanı gibi odam. Yatakta Stephen Fry show seyretmek eğlenceliydi. Ertesi gün Foleys kitapçısı cennet gibi geldi uzun süre çıkamadım, sipariş edilen 'Love Letters' (ünlü yazarların aşk mektupları)  kitabını buldum kendime de diğer ziyaretlerimde Geoff Dryer - Paris Trance ve Stephen Fry kitaplarını aldım.
Ne yazık ki düşündüğüm kadar Londrayı gezemedik pek de Soho'nun dışına çıkamadım, zaman kısıtlı idi. Tunç'u favori mekanlarıma götürdüm, Bar Italia, Maison Beartoux ve Vallerie. Onun tutkusunun peşinden Les Miserables i seyrettik miserable oldum ve çok üşüdüm çıktık. Çok sevdiğim Çin ve Thai yemeği yedik. Tate Modern e gittik Pop Art toplu eserler sergisini gezdik.Ted Koon odası ilginçti !! Tunç 3 gün boyunca bana ve yarı hasta huysuzluğuma iyi dayandı, sabır gösterdi.
Film, reklam endüstrisinin  Soho klubüne ekipten bi kaç kişi  sayesinde gittik. Ingiliz yapımcılar ile görüştük. Adım atacak yer yoktu sektör iş çıkışı soluğu orada alıyor anlaşılan. Bu members only durum son derece İngiliz ve sömürge hissi veriyor.
Dönüşte havaalanına bavulum ağır olmadığından metro ile gitmeyi başardım.
Gecenin bi saati yorgun da olsam eve gelmiştim .

No comments:

Post a Comment