Monday, August 27, 2012

Kalamaki

Kalamaki 20.08.2012

Kuşadası'nda uzun sahil yürüyüşlerinde kumsaldan taş toplardı babam. Sonunda evde yatakların altında torba torba taşlar birikmişti. Biz çocukken bebaber yürürdüğümüz zamanlar kil toplar sonra kilden heykeller, masklar yapardık, bir kısmı hala duruyor annemin Kuşadası'ndaki yazlığında.
karşıda Samos / Sisma adası sanki yüzebilecek kadar yakın
Bu sene Bayram tatilinde Burç ve Ebru arabayla gelince hep beraber annemi de alıp Kalamaki'ye gittik. Üçüncü koy diğerlerine göre nispeten daha sakindi ve bi tane boş şemsiye de bulduk şansımıza. Annem kırıklığı olduğu için denize girmedi. Kalamaki kıyı tamamen taşlık. Taşların üzerinde zorlukla denize doğru yürürken şekilden şekilden giriyor insan. Deniz şahane, bu yaz girdiğim en nefis en serin denizdi. Pırıl pırıl, masmavi yüzdükçe yüzesim geldi. Sırt üstü uzandığı zaman kıyıya kadar inen çam ormanlarından gözünü alamıyor insan. Milli park olduğu için çocukluğumdan beri değişmemiş nadir yerlerden bir tanesi Kalamaki - Güzelçamlık. Annem artık dönelim demeseydi bi kaç saat sonra güneş batana kadar kadar kalırdım herhalde orada. Yediğimiz köftelerin de tadi damağımda.

No comments:

Post a Comment